Yılbaşını arkadaşlarım ile geçirdim. Tabi ev ahaline ( Aileme ) de telefon aracılığı ile yeni yıl dileklerimi ilettim. Gün içinde hocalarımız ile güzel bir yeni yıl kutlaması yaptık. Aksama doğru (mesai saati dışında tabi yani herhalde, sanırım, galiba
) biraz “counter” oynadık.
Sonra yılbaşı için alışveriş ( yılbaşının vazgeçilmezleri kuruyemiş ve içecek bişiler! ) yaptık ve akabinde önceden belirlediğimiz evde toplandık.( Ev sahabine sonsuz teşekkurler).
2009 a girmeden hemen evvel “öksüz Ömer” ve “tabu XL” oyununu oynadık. Öksüz ömer, ilk defa oynadığım ve yeni öğrendiğim bir oyun oldu. Oyunu bilmeyen birisinin ebe olabilmesi ise bence oyunun en ilginç yanı. Tabi ben oyunu ilk oynayışımda ebe olmadığım ve oyunu artık öğrendiğim için şu andan itibaren bu oyunda ebe olamıyacağım.(
seviniyorum çünkü bu güzel bişi ). Ayrıca tabu oynamama rağmen tabu XL yi de ilk defa oynamış oldum. Bana göre “klasik tabudan çok daha güzel” diyebileceğim bir oyun değil.
Normal de yılbaşı gecesi sabaha kadar muhabbet edilir, yenilir içilir, oyunlar oynanır, iyi dilek mesajları dolaşır, vs…. tabi kendim içinde her ne kadar buna benzer bir gece gecirmeyi planlamış olsam da hatırlamadığım bir saatte(kesinlikle erken bir saatte) uyuyakaldım. (
) Bu benim açımdan gecenin tek negatif yanıydı.
Sonuçta, ilkleri yaşadığım 31-Aralık-2008 gününü uzun süre unutmayacağım.
davudi, seni tebrik ediyorum.. tavuk gibi erkenden uyudun.. aslında sen böyle değildin normalde ama demek ki farklı bi şey yaptın da sızıverdin yılbaşı gecesi erkenden..
ayrıca sen uyuklamanın arasında zoraki ihtiyaçların için bi ara odadan ayrılınca; herkes, “uyumuştur orada şimdi, birileri kontrol etsin” diyerek arkandan dedikodu yaptı, bunu bilesin, söylemesem içim rahat etmezdi..
böyle bir konuşmanın geçme ihtimali aklıma gelmişti valla..