Uyduların kapasite ve sensörlerine göre uygun yörüngeleri vardır. Yörünge seçimi uyduların yüksekliklerine, yönelimlerine ve Dünya ile dönme ilişkilerine göre farklılık gösterir.
Çok yüksekteki uyduların sabit yörüngeleri vardır ve Dünya ile eşzamanlı olarak aynı yönde aynı açısal hızda dönme hareketi yaparlar.
|
Bu yüzden hareketsiz görünürler ve Dünya yüzeyinin hep aynı bölgesine bakarlar. Yaklaşık 36000 km yükseklikte bulunurlar. Bu uydular belirli bölgelerin sürekli olarak gözlenmesi ve bilgi toplamasını sağlarlar. Mesela haberleşme veya meteoroloji uyduları bu çeşit yörüngeye sahiptirler. Ayrıca çok yüksekte olmalarından dolayı, tek bir uydu Dünya yarımküresini gözleyebilmektedir. Meteoroloji uyduları bu sayede hava ve bulut düzenini görüntüleyebilmektedirler. Birçok uzaktan algılama düzlemi(platformu) kuzeyden güneye yörünge takibi için tasarlanmıştır. Dünya nın batıdan doğuya doğru dönmesi ile Dünya yüzeyinin büyük bir kısmını kaplarlar. Bu uyduların çoğunluğu güneş eşzamanlı olarak hareket etmektedirler. |
|
Yani Dünya yüzeyinin her bölgesini günün sabit zamanlarında görüntülerler.Herhangi bir enlem de, uydu o bölgenin üzerinden geçerken güneş gökyüzünde aynı dönem içinde aynı pozisyonda bulunmaktadır. Bu özellik sayesinde bir böge farklı zamanlarda görüntülendiğinde (yıllar sonra veya uydunun tekrar ziyaret sıklığına göre günler sonra) uyumlu aydınlatma şartları (güneş eşzmanlı özelliği ) sayesinde eskisiyle kıyaslanabilmektedirler. Bölge üzerinde meydana gelen değişiklikler kolaylıkla anlaşılabilir. Bugün birçok uzaktan algılama uydusu yakın kutupsal yörüngede hareket etmektedir. Yakın kutupsal yörünge denmesinin nedeni kuzey ve güney kutupları arasında yol izlemesidir. Bu uydular aynı zamanda güneş uyumludurlar. Ardışık yollar arasında aynı bölgeleri aynı dönemlerde gözlerler ve zamansal değişikliklerden (mevsimsel olarak ağaçlık bir bölgenin yazın bol yapraklı, kışın yaprakların dökülmüş olması gibi..) kurtulunmuş olunur. |
|
Alçalan ve Yükselen Geçişler : Uydular çoğunlukla Dünya yüzeyini kuzeyden - güneye doğru tararlar. Bu hareketleri alçalan geçiş (descending passes) olarak adlandırılır.Dünya nın diğer yarısında da güneyden kuzeye doğru giderler. Bu hareketleri de yükselen geçiş ( ascending passes ) olarak adlandırılır. Eğer uydu güneş uyumlu olarak yörüngesinde hareket ediyorsa yükselen geçişte uydu Dünya nın karanlık (güneş görmeyen) bölgesindedir.Diğer geçişte aydınlık (güneş gören) bölgedendir. Eğer uydu pasif algılayıcılara sahip ise alçalan geçiş esnasında Dünya nın yüzeyinden yansıyan Güneş enerjisini kaydederler. Yükselen geçiş esnasında Güneşten faydalanamadıkları için sadece gün boyu emilen ışınımı (Isıl yani termal) kullanabilirler. Eğer uydu aktif algılayıcılara sahip ise yükselen geçişte de algılama yapabilmektedirler. Daha önce de bahsedildiği gibi aktif algılayıcılar kendi aydınlatma kaynaklarını kullanırlar.
|
Uydu Dünya nın çevresinde dönerken algılayıcıları dünya yüzeyinin bir kısmını görürler. Yüzeyin görüntülenen bu bölgesinin genişliği bize şerit (swath) genişliğini gösterir. Uydu algılayıcılarının görüntüledikleri şeritlerin genişlikleri farklılık göstermektedir. Eğer dünya dönmeseydi, kutuptan-kutupa dönen uydular her turda hep aynı yeri tarıyacaktı ama Dünya batıdan-doğuya döndüğü için uydu yüzeyde batıya doğru bir tarama yapar ve her turda yeni bir alanı tarar. Uydu yörüngesinden rastgele bir nokta seçilir. Bu nokta uydu tarafından ikinci defa tarandığında bu nokta nadir nokta olarak adlandırılır. Uydu çevrim süresi uydudan uyduya farklılık gösterir. Bazı uydular yönlendirilebilir algılayıcılar kullanırlar ve bu sayede çevrim süresi tamamlanmadan istenen bölgeleri tarayabilmektedirler. |
Uydular tarama yaparlarken önceki tarama alanı ile örtüşme yaşanır. Bu dünyanın şeklinden ve uydunun kutuptan-kutupa olan hareketinden kaynaklanmaktadır. Şeritler arasında meydana gelen bu örtüşme miktarı kutuplarda ekvator bölgesine göre daha fazladır.